Blog

İçimizdeki Hazinelere Yolculuk

En İyi Buğday İçin

En iyi buğday yarışmasına senelerdir katılan bir çiftçi, büyük ödülü o yıl da kazanmıştı. Yarışmayı izleyen gazeteciler, çiftçiden bu başarısının sırrını öğrenmek istediler.

Çiftçi bu sırrın, kendi buğday tohumlarını komşularıyla paylaşmasında yattığını söyledi.

Gazeteciler bu cevaba çok şaşırdılar:

“Onlar sizin rakibiniz olarak yarışmaya katılıyorlar. Buna rağmen, ne diye tohumlarınızı onlarla paylaşıyorsunuz?” diye sordular.

Çiftçi:

“Neden olmasın?” dedi. “Bilmiyor musunuz: Rüzgar, olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu bakımdan, komşularımın kötü buğday yetiştirmeleri demek, benim ürünümün de iyi olmaması demektir. En iyi buğdayı yetiştirmek için komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.”

 

(yazarı bilinmiyor)

———————————————————

Başarının sırlarından biri de, yukarıda anlatılan çiftçinin öyküsünde olduğu gibi, paylaşımda bulunduğumuz taraf rakip olarak tanımladığımız kişiler, kuruluşlar olsa bile doğru olduğuna ve gerekli olduğuna inandığımız noktada verebilmeyi, paylaşmayı bilmek. Halbuki çağımızın hızlı tüketim odaklı rekabet ortamında muhtaçlara, ihtiyaç sahiplerine bile vermekten sakınan insanlara dönüşüyoruz ne yazık ki.

Oysa vermeyi bilmeyen eller, almanın da keyfini süremez hale gelir bir gün.

Ben ticaretin de başarının da sırrının insan kazanmak olduğuna inanıyorum. Para kazanmaya odaklanıp, insanları pas geçersek, o kazanım uzun ömürlü ve sağlam olmayacaktır. Ancak insan kazanmaya, gönülleri fethetmeye odaklanarak yapılan ticaret, eninde sonunda kendi bolluk bereketini yaratmaya başlayacaktır.

Paylaşımı bol, çoğalan ve çoğaltan başarılarınız olsun,

Sevgilerimle,