Blog

İçimizdeki Hazinelere Yolculuk

Yolculuğa Dair – II

Son zamanlarda hiç kendinize sordunuz mu;

“Ne hissediyorum, hayata nasıl bakıyorum, hayattan korkuyor muyum, yoksa güveniyor muyum?” diye.

Ve buna benzer daha birçok soru aklınıza takılıyor mu? Yeterince durup da düşünüyor musunuz? Buna vakit ayırıyor musunuz? Korkularınızı, kaygılarınızı dinleyip hissetmek ve bunlara son noktayı koymak istiyor musunuz?

Evet mi? Hayır mı?

Eğer cevabınız “Hayır” ise, acaba sizi engelleyen ne? Bu hisler bunca zamandır beyninize ekilen ayrık otu tohumlarından olabilir mi? İşte tüm bunları durup düşünüp, hissedip, analiz edip, farketmekte fayda var. Eğer ekilmiş ayrık otları, dikenler keşfettiyseniz, bunları nasıl temizleyeceksiniz peki?

……

Beyin öyle müthiş bir organ ki işinize yaramayan şeylerden kurtulmak için, bunları keşfedip, “artık işime yaramayan, beni aşağıya çeken tüm bu inançlarla, alışkanlıklarla, düşünce kalıplarıyla bağımı koparıyor ve onları bırakıyorum” deyip, sonra da yeni güzel tohumlar ekmeye başlayıp ve bunu sürekli yapmaya devam ederek hayatınızı harika bir yolculuğa dönüştürmenize aracılık ediyor.

O zaman beynimize iyilik, güzelik ve yaratıcılık tohumları ekelim. Hayatımızdaki güzellikleri görelim, her durumda teşekkür edecek birşeyler mutlaka var çünkü. Bu bir alışkanlık edinme, yeni bir bakış açısı kazanma, paradigmaları değiştirme meselesi.

Bardağın hep boş tarafına bakmaya alışmış gözlere, dolu tarafın da varlığını farkedebilmesi için ve bardakta bir damla da olsa su olduğunu görebilmesi için sürekli pratik yaptırmak gerekiyor. Denemesi bedava 🙂 Denerseniz ne kaybedersiniz, ya kazanırsanız ve hayatınızda olumlu yönde değişimler olmaya başlarsa 😉

Mesela ne kadar kolaylıkla nefes alabildiğinizi, vücudunuzda siz hesap yapmadan, uğraşmadan sizin için çalışan sistemler, organlar olduğunu düşündünüz mü hiç? Halbuki nefes darlığı, öksürük gibi belirtileri olan KOAH(Kronik Obstrüktif-tıkayıcı-Akciğer Hastalığı) dünya üzerindeki genel sağlık rakamlarına göre beşinci önemli ölüm nedeni. Şimdi bunu öğrenip de insan nasıl sağlıkla nefes alıp verebildiği için şükredip mutlu olmaz!

Veya küçük bir çocuğun kahkahasını duymanın nasıl da insana iyi geldiğini bir deneyimleseniz.

Güzel şeylere odaklanıp, bunları hayal etme alıştırması yapmak bir yaratım sürecini tetikliyor aslında. Tüm bunlar belli bir ÖZDiSİPLİN ve SÜREKLİLİK istiyor. Bunun için ise MOTİVASYON gerekli, yani, İÇSEL ENERJİ. Yataktan kalkıp güne başlamanızı sağlayan da bu enerji; sizin dünyanızı ve böylece tüm dünyayı olumlu veya olumsuz yönde değiştirecek olan da bu güç.

Bu gücü keşfetmek ve olumlu yönde kullanmak istemez misiniz?

İşte bunun için kendinize “TELKİNLER” vererek İÇSEL GÜCÜNÜZÜ harekete geçirebilirsiniz. Aynanın karşısına geçip kendinizle konuşarak, başkalarından duymak istediğiniz güzel sözleri, takdir sözlerini gözlerinizin içine bakıp söyleyerek hayatınızda bir değişim ve dönüşümü başlatabilirsiniz:

“SEN DEĞERLİSİN. SEN BAŞARILISIN. SEN AKILLISIN, ZEKİSİN.”

“GÜÇ SENDE. YAPABİLME GÜCÜ, SEÇME GÜCÜ SENİN İÇİNDE.”

“SEN YAPARSIN.”

Hayatınızda bugüne kadar başardıklarınızın bir listesini yapıp, bunları nasıl başardığınızı kendinize sorsanız, cevaplarınız muhtemelen şöyle ifadeleri içerirdi: Çalışarak, kendini adayıp hiç vazgeçmeyerek.

Peki sizi bu süreçte neler motive etti ki hiç vazgeçmediniz, düşseniz de yeniden kalkıp yürüyecek gücü kendinizde buldunuz?

En iyisini yapma arzunuz mu, asla yarım bırakmama değeriniz mi yoksa başka değerleriniz mi?

İşte tüm bu soruların cevapları sizin içinizde. İçinizdeki hazinelere yapacağınız bir yolculukta saklı 🙂

O zaman biraz kendinizle başbaşa kalmaya ne dersiniz? Şimdi kendinizle randevulaşma zamanı.

Yolunuz hep açık ve iyiliklerle dolu olsun,

Sevgiyle,