Koçluk

Son yıllarda koçluk mesleği, ülkemizde de adından çok bahsedilir bir konuma geldi. Önceleri koçluk hizmeti, çoğunlukla insan kaynakları departmanları aracılığıyla, kurumların üst düzey yöneticilerine özel olarak verilirdi. Bugün ise birçok sivil toplum kuruluşu da dahil olmak üzere, bireylerin de bu hizmeti almak için araştırmalar yapıp nitelikli bir koçluk hizmeti aramaları olağan hale gelmeye başladı.

Ancak bilinirliği ve talep edilirliği her geçen gün artan bu mesleğin mensupları olarak bizler, hala “koç ve koçluk” kavramlarının kafalarda tam oturmadığını, başka mesleklerle kolaylıkla karıştırılabildiğini görüyoruz. Bu nedenle koçluk mesleğinin bir mensubu olarak sitemde ve blog yazılarımda bu konuya da değinmenin faydalı ve yerinde olacağını düşündüm.

“Koçluk” seansları nedir? Bu sorunun cevabı oldukça basit: Koçluk seansları, şu anda olduğunuz yer ile olmak istediğiniz yer arasındaki mesafeyi ortadan kaldırma sürecidir; sizin en iyi noktada olmanızın dışında bir şeyi kabul etmeyen ve bütün gücünüzü fark edip kendi kendinize koyduğunuz sınırların ötesine geçmeniz için sizi cesaretlendiren biriyle profesyonel bir iletişim içinde olmaktır. Bu süreç, koçluk alan kişi için bir eğitim süreci değildir. Koçluk seanslarında  ne öğretmen vardır, ne de öğrenci. Bu süreç bir terapi süreci de değildir, danışmanlık da değildir. Koçluk seanslarında kişi yaşadığı farkındalıklarla, ona sorulan sorulara verdiği veya bulduğu cevaplarla, yepyeni bir öğrenim deneyimi yaşar.

Özellikle yeni girişimlerle ve küçük/orta ölçekli şirketlerle yürütülen “iş danışmanlığı” süreçlerinde, koçluk metotlarını kullanarak zenginleştirilen mentorluk ve işletme koçluğu çalışmalarının bireyler ve takımların verimlilik ve motivasyon artışlarında çok büyük etkileri vardır. “Danışmanlık” hizmetlerinde anlatıldığı gibi, sürecin tamamı, işletmelerde “iş doktorluğu” olarak adlandırılabilir. İşin temelinde, kişi, kuruluş ve girişimleri kendi kendilerine yeterli hâle getirebilmek esastır. Bunu yapabilmek için koçluk metodolojileri, deneyimsel öğrenim prensipleri farklı şekillerde bir araya getirilerek özgün bir şekilde kullanılır. Hayatta bir insanın karşısına çıkan tüm seçeneklerden, o anda kendisi için en iyi seçimi yapabileceğine inanan bir koç, bu prensiple koçluk sürecinde hizmet verdiği kişi veya takıma ve onların seçim gücüne olan inancıyla emin bir şekilde ilerler. Bu nedenle aslında hiç kimse için “Ah! Keşke!” diye bir sızlanma doğru değildir. O an için o kişi için seçilebilecek en iyi yol seçilmiştir, ne bir eksik, ne de bir fazla. Ancak burada alınabilecek dersler, gelişim potansiyelleri ve “daha başka neler olabilir?” sorusuna cevaplar vardır.