Blog

İçimizdeki Hazinelere Yolculuk

Teknoloji Girişimleri ve İnsan Kaynakları – II

Bilişim sektörü, teknoloji girişimleri, genç yetenekli ekipler ve ekipler arası iletişim deyince, öncelikle iletişimde bulunan tarafların özelliklerine bakmakta yarar var. Önceki yazımda, Z kuşağına atıfta bulunmuştum. Z Kuşağı deyince, 1995 ve sonrasında doğanlar, yeni teknolojileri, interneti ve sosyal medyayı yoğun olarak kullananlar kastediliyor.

Ufuk Tarhan, T-İnsan isimli kitabında bir de “Screenagers – Dijital Nesil”den bahsediyor: Gelişen teknoloji sayesinde tasarlanmış artan sayıda ekranlı cihazla uyanan, eğlenen, çalışan, üzülen, paylaşan, gözünü ekrandan ayıramayan, parmağını kaldıramayan bir yeni nesil.

X ve Y kuşağının kurucu, yönetici olduğu ve dijital yaşama doğmuş/hızla ayak uydurmuş genç neslin üreten ekiplerde olduğu startup ve yeni nesil girişimlerde, iletişimin ve yönetişimin de tarzı değişiyor. Bu noktada yine T-İnsan kitabında geçen “Yönderlik” kavramından ve iyi yönderlik için ipuçlarından bahsedeceğim. Ufuk Tarhan, yeniçağın başarılı insan tanımının “Yönderlik”ten geçtiğini yazıyor: “Yönder = Yönetici + Lider” demek. Yani, hem işleri yönetebilmek hem de insanları peşinden sürükleyebilmek.

Bu tanımlamada kritik olan noktalardan birisi, Yönder’in yetenek ve becerilerini yalnızca kendi başarıları için kullanmayıp; takımların parlaması, diğer çalışanların başarısı için kullanması. Diğerlerini yükselten, yücelten, gönüllü işbirliği kazananlar en çok sevilen ve en çok tercih edilen Yönderler oluyorlar.

Peki iyi yönderler nasıl davranarak ekiplerle, bireylerle iyi iletişim kuruyor ve onları motive ediyorlar? İşte ipuçları:

1- Yeni fikirleri görmek için bakın, gördüğünüzü övün:

Yeni fikirler her yerde olabilir, her an gelebilir. Bu noktada ünvan, kademe, müşteri mi tedarikçi mi çalışan mı ayrımı yapmadan, insanları verdikleri/verebilecekleri katkılara göre değerlendirin. Sonrasında da MUTLAKA her faydayı ÖDÜLLENDİRİN.

2- Açık, net, içten, samimi bir iletişimi cesaretlendirin:

Herkesin birbiriyle, elbette ki saygı çerçevesinde, açık bir iletişim kurabileceği, düşünüp sorgulayıp konuşabileceği, değerlerle çerçevelenmiş bir GÜVEN ORTAMI oluşturun.

3- Daha iyisi için heveslendirin:

Sorular sorun, insanlara inanın, güven aşılayın ve herkesin kendini daha da genişletip esnetebileceği, becerilerini geliştirebileceği, bunun için heyecan duyabileceği ortamlar oluşturun.

Tüm bu yazılanlardan, şirket içinde insana dair ne varsa, hepsinin tüm yükünün kurucuların, üst düzey yöneticilerin omuzlarındaymış ve bu kadronun dışında kalanlara sanki hiçbir görev düşmüyormuş gibi bir anlam çıkmasın.

Bir sonraki yazımda içsel motivasyon ve işinde anlam bulmaktan bahsederken, bireyin kendi hayat çizgisinde işinin rolünü irdeleyeceğiz.

Görüşünceye kadar sevgiyle ve sağlıkla kalın =)