Blog

İçimizdeki Hazinelere Yolculuk

Bugünden Geleceğe, Güvenle ve Umutla – I

Bugün 19 Mayıs: Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Aynı zamanda Ulu Önder Atatürk’ün, Mustafa Kemal olarak Samsun’a çıkışının 101. Yılı. Bu anlamlı gün nedeniyle, 14 Nisan’da başladığım “Bugünden Geleceğe, Ama Nasıl?” başlıklı yazı dizisinin bu haftaki yazısını Türk gençliğine, kendi ruhumuzdaki gençlik duygularımıza ve kendini genç hisseden herkese ithaf ediyorum. Bu haftadan itibaren de artık yazımın başlığını, daha iyimser, daha pozitif ve daha umut dolu bir çağrışıma sahip olması için “Bugünden Geleceğe, Güvenle ve Umutla” şeklinde değiştirmeye karar verdim.

Başlangıçlar hep heyecanlıdır; tıpkı okula başlamak gibi, okulun ilk günü gibi, yeni bir işe veya yeni bir projeye başlamak gibi, müthiş bir enerji barındırır içinde. Tıpkı Mustafa Kemal’in o günlerde geleceğe ve Türk Milletine, onun bağımsız yaşama arzusuna güvenip yola koyulduğu ve sonuçta Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda adım adım ilerlemesindeki heyecanı ve motivasyonu gibi. O, her zaman geleceğe inandı. “Geleceğe İnanç”, gelecekteki nesillere, yani “Bugünün Gençlerine” inanmak demek bence. Gençlere ve gençliğe olan inancını ise şu sözleriyle belirtmiştir:

“Bütün ümidim gençliktedir.”

“Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek olan sizlersiniz.”

Bunu nasıl yapabiliriz?

Cumhuriyet bayrağını, yani, bağımsızlık ve özgürlük bayrağını her daim elimizde sağlam tutarak, onu yüceltip yükselterek, her zaman her şeye karşı koruyarak; bunu yapabilmek için de zihnimizi bilimle, kalplerimizi umutla ve vatan sevgisiyle, benliğimizi özgürlük heyecanıyla doldurarak, yüce ve yüksek değerlerimize sahip çıkarak, iyiye, güzele, doğruya bağlanarak, çağı yıllar önce yakalayan ulu önder Atatürk’ün çağdaşlığına ulaşıp onu daha da ileriye götürerek.

Tüm bunlar emek ister, alınteri döküp çaba sarfetmeyi gerektirir. Konfor alanımızdan çıkıp, belirsizliğe karşı cesaretle adım atabilmeyi, içimizde yaşamaya başladığımız değişim ve dönüşümü dışa yansıtabilmeyi göze alabilmeyi gerektirir. Tıpkı uzaya fırlatılmış bir roketin yerçekiminin etkisinden kurtuluncaya kadar aşırı güç sarfetmesi gibi.  Kendimizi yolda tutabilmek için kendimize sürekli sorular sormayı ve cevaplar aramayı gerektirir:

“Özgürlük ve bağımsızlık benim için ne demek?”

“Özgürlüğün sınırları nerede başlayıp nerede bitiyor?” (Bu soruya cevap vermeden yapamadım: Bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerde. Sevmek gönül işidir, ama saymak bir medeniyet göstergesidir, bence mecburidir!)

” Varolmak benim için ne demek? Yaşamda hangi alanlarda varlık mücadelesi içindeyim?”

“Çalışıyorsam işimde, girişimciysem girişimimde ve bununla ilgili tüm alanlarda, evimde, ailemle ilişkilerimde, sosyal hayatımda, tüm yaşam alanlarımda neye ulaşmak istiyorum?”

“Hedeflerime nasıl ulaşabilirim? Hangi bedelleri ödemeye razıyım?”

“Hedeflerime ulaştığım zaman, bunu nasıl anlarım? Ölçütlerim neler olur?”

“Elde ettiğim başarıyı/başarıları kararlılıkla nasıl sürdürebilirim?”

Bu soruları ve cevaplarını düşünürken, bize yol gösterebilecek yine Atatürk’ün şu sözlerini sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız.”

Bundan 100 sene önceki koşulları düşündüğümüzde, tüm bu sözlerin ne kadar büyük bir motivasyon ve gelecek vizyonu içinde söylendiğini kolaylıkla anlayabiliriz. Bugün de birçok sınavlardan geçiyoruz. Hatta Covid-19 nedeniyle birkaç aydır yaşamakta olduklarımız bizleri nasıl da derinden etkileyip, alışageldiğimiz düzenimizi bozuverdi ve bizleri düşünmeye, sorgulamaya sevketti. Bu noktada eğer daha iyi ve aydınlık bir gelecek istiyorsak, bu mümkün ve elimizde. Koşullar ne kadar zor olursa olsun, yine kendimize örnek alabileceğimiz ve yol göstericimiz olacak sözler var. Ulu Önderimiz Atatürk, Gençliğe hitabesini şu cümleyle sonlandırıyor:

” Ey Türk Geleceğinin Evladı! İhtiyaç duyduğun güç damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”

Hepimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu, mutlu olsun. Daha nicelerine, umutla, güvenle ve sevgiyle…

Gelecek Salı tekrar görüşünceye kadar hepimize sağlıklı, mutlu ve iyiliklerle dolu güzel günler diliyorum.

Sevgiler,